Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erdinç Sağkan, Adana’da Adli yıl açılış töreninde

Adana Barosu Avukatlar Salon’unda düzenlenen Adli Yıl açılışında Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erdinç Sağkan açılış konuşması önemli mesajlar verdi.

Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erdinç Sağkan, Adana’da Adli yıl açılış töreninde
Yayınlama: 06.09.2023
382
A+
A-

İLKGÜN HABER – Adana Barosu Avukatlar Salon’unda düzenlenen Adli Yıl açılışında Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erdinç Sağkan açılış konuşması önemli mesajlar verdi.

Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erdinç Sağkan açılış konuşmasında, “4 Eylül Sivas Kongremizin 104. yıl dönümünü idrak ettik. 104 yıl önce Sivas’ta bir grup yurtsever tüm dünyaya, emperyalizme karşı direnişten kesinlikle vazgeçmeyeceklerini ilan ettiler. İradeyi Milliyet Gazetesi’ni çıkartıp yazılı olarak da hem Erzurum Kongresi Kararları’nın tüm ulusta geçerli olduğunu tüm ulusa, tüm yurda ve uluslararası aktörlere ilettiler. Ve kongre süreci sona ererek silahlı mücadele süreci, Cumhuriyetin kuruluş süreci başladı.

İşte bugün Cumhuriyetimizin yüzüncü yılında bu ülkenin 180 bin avukatı olarak atalarımızdan devraldığımız Cumhuriyet’in kurucu değerlerini savunmak, korumak, en başta da hukuk devletini yaşatmak için hiç yılmadan mücadele etme azmini Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve milli mücadele kahramanlarından aldık bizler. Hepsine şükranlarımızı tekrar ve tekrar buradan sunmak istiyorum” dedi.

Erdinç Sağkan 6 şubatta meydana gelen depremde meydana gelen hasar hakkında konuştu; “Biz çok ağır bir deprem süreci yaşadık 6 Şubat’ta. Çok ağır bir deprem süreci yaşadık. 122 meslektaşımızı kaybettik. On binlerce yurttaşımızı kaybettik. Dokuz binin üzerinde meslektaşımız evini ve bürosunu kaybetti. Aylardır savunma makamı deprem bölgesinde yapayalnız bırakıldı. Meslektaşlarımız ve barolarımızın desteğiyle tek başımıza oradaki meslektaş tekrar ayağa kaldırmak, mesleğin onuruna uygun şekilde bu mesleği yürüterek oradaki depremzede yurttaşlarımızın hak arayışlarının teminatı olabilmek için çabalıyoruz. Ancak şunu da ifade edebilirim ki geldiğimiz süreç itibariyle Türkiye’deki 180 bin meslektaşımızın ve seksen bir baromuzun desteği Türkiye Barolar Birliği’nin de maddi manevi bütün gücünü ortaya koymasıyla birlikte o bölgede belirli oranda meslektaşlarımızın tekrar mesleklerini yapabileceği ortamları sağlayabilmeyi başardığımızı buradan sizlerle de paylaşmak isterim. Bu vesileyle unutulmaz mesleki dayanışmayı yaşatan tüm meslektaşlarıma ayrı ayrı tüm baro başkanlarımıza, tüm barolarımıza ayrı ayrı şükranlarımı sunuyorum.”

“HUKUK DEVLETİNDE SONA GELDİK”

TBB Başkanı Erinç, “Az önce Cumhuriyetin 100 yılında bu azimden, bu cesaretten bahsetmiştim. Cumhuriyetin kazanımları çok çok kıymetli ve en önemli kadınını da hukuk devletidir. Az önce Semih Başkan’ın Hukuk devletinin içerisinde bulunduğu durumu çok ve farklı bir şekilde sizlerle paylaştı. Maalesef ki hukuk devleti olmaktan çok ama çok uzaklaştığınız bir süreci yaşamaktayız. Hukuk devleti olmaktan tamamen uzaklaştık. Çok ciddi anlamda bir alarm veriyor Türkiye. Yargı bağımsızlığının tamamen yok olduğu, bırakın hukuk devleti olmayı, kanun devleti olmaktan dahi uzaklaştığımız, anayasa mahkemesi kararlarının, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanması maalesef ki yargının temel insan haklarını koruma görevinden uzaklaşıp aksine hak ve hürriyetlerini kısıtlanmasının aracı haline getirildiği bir süreci yaşıyor. İşte böyle dönemlerde en çok da bağımsız savunmaya ve güçlü avukatlara ihtiyaç oluyor. Türkiye’de hemen her gün farklı hak ihlallerini görüyoruz. Adil yargılanma hakkı ihlallerini görüyoruz. Seçme ve seçilme hakkının ihlalini şu anda çok net olarak yaşıyoruz. Bir milletvekili, bir hukukçu milletvekili milletin iradesine cezaevinde tutuluyor. Akbelen’de ormanlarımıza kıyıyorlar. Bunları yargı durdurmuyor. İşte en çok da belki Cumhuriyetin yüz yıllık tarihinde güçlü savunma makamına ve güçlü avukata yurttaşlarımızın en çok ihtiyaç duyduğu dönemi yaşıyoruz. Sonuç olarak hukuk devletinde sona geldik. Bundan daha kötüsü yok. Türkiye hiçbir zaman tam anlamıyla bir hukuk devleti olamadı. Ama herhalde bu kadar kötü olduğu bir tarihi de yaşamadı. İşte böyle bir düzlemde bizlere çok tarihi bir görev düşüyor. Türkiye Barolar Birliği’de barolarımız da bu görevini yerine getirmeye hazırdır. Hiçbir meslektaşımın bundan en ufak kuşkusu olmasın. Biraz da meslek sorunlarımızdan bahsetmek istiyorum. Çok ağır meslek sorunlarımız var bizim. Şu anda Türkiye’de 180 bin avukat, 27 bin stajyer avukat, 92 hukuk fakültesinde de yaklaşık 120 bin öğrenci var. Bu yaklaşık 4 yıl sonra sayımızın 300 binin üzerinde olacak demek” ifadelerini kullandı.

“BİR MESLEĞİ YOK ETMEK İSTİYORSANIZ SAYISINI ARTIRIR, NİTELİĞİNİ DÜŞÜRÜRSÜNÜZ”

 

Türkiye Barolar Başkanı Erinç Sağkan, meslekte başlayan artışa şu şekilde değindi; “ Böyle bir artış dünyanın hiçbir yerinde kabul edilemez. Bahsettiğim konu sadece niceliksel değil. Niteliksel düşüş aynı zamanda. Bir mesleği yok etmek istiyorsanız sayısını artırır, niteliğini düşürürsünüz. Türkiye’de maalesef ki savunma makamına yapılmak istenen işte tam da budur. Maalesef bu sorunların içerisinde yamalarla uğraşmak zorunda kalıyor. CMK ücret tarifesi… Bir avukatın CMK ücret faizini takip etmemesi gerekir. Bir avukat CMK ücret tarifesi kaç lira olmuştur diye bakmaması gerekir. Bizler bu mesleğe böyle başladık. CMK’dan alacağımız tarifeye ihtiyacınız yoktur. Maalesef şu anda bu tarz ücretler binlerce meslektaşımızın asli geçim kaynağı haline gelmiştir. O yüzden bunları konuşmak zorunda kalıyoruz. O yüzden bu mücadeleyi vermek zorunda kalıyoruz. Avukata dönük şiddet her gün avukatların müvekkilleriyle özdeşleştirildikleri, yargılandıkları, tutuklandıkları, şiddete uğradıkları ve hatta öldürüldükleri bir süreci yaşıyoruz. Türkiye’de çok acil bir savunma reformuna ihtiyaç vardır ve bu reform en başta meclisin iradesiyle avukatların sosyo ekonomik durumlarının, avukatların içerisinde bulunduğu nitelik sorunu, hukuk fakültesi nitelik sorunu başta olmak üzere bahsettiğimiz ana problemlerin tamamını kapsayan çözüm önerilerini ortaya koyan bir irade ile mümkündür. İşte bunu yapmaya gayret ediyoruz. Adalet Bakanlığı’yla görüşüyoruz. Görüşmeye devam edeceğiz. İletmek zorundayım bu sorunları. Cumhurbaşkanı hukuk politikalarıyla görüşüyoruz. Görüşmeye devam edeceğiz. Avukatlık bir kamu hizmetidir. Vergileri düşürmeniz gerekiyor. Biz ticaret erbabı, tacir değiliz. Bizler bir kamu hizmeti yürütüyoruz. Ayın yedisinde cumhurbaşkanlığı hukuk politikaları ile yapacağımız  Adalet Bakanımızın da katılacağı bir toplantıyla Avukatlık Kanunu’nun bazı maddelerinde meslek alanlarının genişletilmesi, birçok mahkemede avukatla temsilin zorunlu olması gibi başlıklar olmak üzere çok değerli bir çalışmayı yedisi itibariyle başlatacağız. Umut ediyorum ki 180 bin meslektaşımızın ve tüm barolarımızın verdiği destekle bu dönem bazı olumlu gelişmeleri hep birlikte hayata geçireceğiz.”

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.