Bugun...

Siyaset'te Kuru fasülye pilav dönemi

 Tarih: 09-10-2021 12:04:00  -   Güncelleme: 11-10-2021 10:30:00
Yusuf Kahraman

Siyasette Kuru fasulye pilav dönemi ve siyasetin politikacılar tarafından içine düşürüldüğü acizlik bu olsa gerek... Toplum yapımızda Kuru fasülye pilav denilince, akan sular durulur.

Eskiden yerel siyaset içerisine girmeye çalışan veya her hangi bir yere aday olabileceği duyulan kişinin etrafına kokuyu alan dürümcüler doluşurdu. 

Eh politikaya atılmak isteyen adayın tabiki işi kolay değil. Adaylığı düşünen kişi herkese kucak açmak zorunda.Adayın etrafına yaklaşmak isteyen her kişi, benim şu kadar gücüm var. Benim bu kadar oyum ve akrabalarım var diyerek aday etrafına doluşmaya çalışırlardı.

Eh bunu fırsat bilen ve gününü gün etmeye çalışan dürümcüleri’de hiç hatırlamamak mümkünmüdür? 

Açık gözler her yerde olduğu gibi, yeni siyasete bulaşmaya çalışan veya aday olmaya çalışan kişinin etrafında dolanıp dururlar. O kişiden nasıl faydalanır veya nasıl gününü gün edeceğinin hesabını yaparak, bir oyana bir buyana koşturur dururlardı. Siyasetin zevzeği’de bitmez dürümcüsüde bitmezdi. İşin enteresan tarafı, bu dürümcü takımı bir türlü doymak bilmezlerdi…

Düşünüyorum’da o günün şartlarıyla, bu günün şartları arasında pekte değişen bir şey yok gibi görülüyor. Nedenmi? Şu anda siyasete bulaşmaya çalışanlar’da, Kuru fasulye pilav’lı toplantılar düzenlemek moda oldu.

Meclis üyesi’mi olmak istiyorsun. Ondan daha kolay ne var’ki, etrafına üç beş kişi toplarsın, şu isim bu isim önemli değil, hemen bir dernek kurarsın veya her hangi bir yerde başkan veya yöneticimisin? O zaman o iş daha kolay olur…

Nasıl yani o iş daha kolay demek, nasıl oluyor?

Tek yapacağın haftada bir gün Kuru fasulye pilav yapar ve toplantıya bir kaç garibanı ve siyasetin tellal ve simsarlarını davet edersin. Ondan sonrası değme keyfine... 

Senin koşturmana gerek kalmaz. Politikanın tellalları,basın camiasının yüz karaları, yalaka takımları küçük hesaplar peşinde koşan bir sürü cengaverler seni yalnız bırakmazlar.

Şayet aday’san hafta’da bir bulunduğun ofis veya işyerinde, birazcıkta olsa siyasete bulaşmış siyasetçi görünümlü kişileri yanına alırsın, fakir babası edebiyatı misali insanları Kuru fasulye pilav yemeye davet edersin. Birazcık iltifat, birazcık pohpoh, ver gazı gitmez boşa misali, eh bunu gören gariban veya eski deyimiyle dürümcü, yeni adıyla kuru fasülye pilavcı kişileri daha yerinde durdurabilirmisin?

Pardon siyasi danışmanı unutuverdik: Adı üzerinde danışman diyorsun. Muhtemelen Adaylığına netleşmiş gözüyle bakılan bir kişinin siyasi danışmanı olmak kolaymı sanıyorsunuz.Adamcağız bir havaya girmiş değme keyfine… Adam öyle’ki siyasi danışman ya, kapristen adeta gökler’den ayağı bir türlü yere basmıyor. Her şeyi o siyasi danışman bilir ya…Oysa’ki bildiği yanına yetmez. Adam kendini gaf dağında görüyor. Arada bir danışmanlığını yaptığı aday adayını çeker bir odaya veya bir köşeye, bir kaç fis kos. Danışman bu ya, nasıl yapmasın. Adamcağız bu işleri o kadar baside algılamış’ki, siyaseti sanırım çocuk oyuncağı sanıyor. Neyse o kendini ilgilendirir.Eh politika bu nelere kadirdir.

Ancak burada tek bir şey söylemek isterim. Hani bir üstat bir deyişinde söyler ya: Engin ol gönül, engin ol. Enginlik bir gönül işidir. Önemli olan siyasette, enginlikle bir gönlü kazanabilmektir.Gönül kazanıldıktan sonra aşılamayacak hiçbir engel olamaz diyoruz.

Neyse biz tekrar Kuru fasulye pilav meselesine dönelim, sanırım burada alınması gereken büyük bir hisse var diyoruz…

Siyaset dürüstlük gerektirir. Bakın politikacı demiyorum. Siyasetci diyorum. Siyasetci engin olmak, dürüst olmak, halkıyla iç içe olmak zorundadır. İşte bu anlamda siyasetçi eğri ile doğruyu görebilmek durumundadır. Yoksa ortada o kadar dürümcü ve kuru fasulye pilavcı vardır’ki bunlara yetişmek kolay değildir. Valla benden uyarması, taktir siyasetcinin olsun.

Gelelim siyasette belediye meclis üyesi olmayı kafasına katan ve kafasındaki tilkiyi gerçekleştirmek adına yapılan Kuru fasülye ve pilavlı toplantının cazibesine…

Siyasetin cambazı olabilmek her adama mahsus değildir.Bu tür cambazların her tarafı oynar. Onları sabit yerlerinde durduramazsınız. Onların sermayesi gariban saf dürüst insanlardır. O tür kişiler iyi niyetli insanların saf güzel duygularını  kullanan fırıldaklardır. Kişi şayet dernekçi ise ve meclis üyesi olmayı kafasına katmış ise demiştik ya, bu kişiler hemen Kuru fasülye pilavın sırrına masat olmaya çalışırlar.Hemen derneğinde bir kuru fasulya pilav ikramına tüm dernek üyesi olsun olmasın kalabalık bir ortamı sağlar ve adaylığı kesinleşmiş belediye başkan adayını davet eder. Siyasetciye toplantıda konuşmasına fırsat vererek meclis üyeliğini perçinleştirmenin yollarını arar dururlar. Bu fırıldakları derneklerde, siyasi partilerde görmemek için bir insanın kör olması gerekir.

Eh kolay değil bir siyasetçinin ağırlanması, gün gelir devran döner, seçimler yaklaşır. Kuru fasülye pilav toplantısında, geçmişte kendisine nutuk atması için fırsat veren, o dernek başkanını veya yöneticiyi aday olan belediye başkanı hiç unuturmu dersiniz? Elbette unutmaz…

Bu tür insanlar bukelemun gibidir, hedefe ulaşmak için her türlü kılığa girebilirler. Ancak dürüst insan mualesef bu şartlarda hiç bir konumda olamıyor. Eh kolaymı adamcağız rüyasında bile görmediği bir mevki ye gelir.Yani Belediye meclis üyesi olabiliyor. Oda yetmiyor. Daha üst makam neden olmasın diyor ve şöyle böyle ikili ilişkiler sonucu istediğini elde edebiliyor. Sonrasımı? Gariban işe muhtaç insanların duygularıyla oynayabiliyor. İş başvuru formları tomarla elde kaldı. Sonuç hüsran. İnsanların umutları yıkılıyor. 

Ülkede siyaset yapmak ve siyasete girmenin yolu bu hale düşürülmüşse vay halimize vay halimize. Bu tür insanlar'la bu anlayışlarla, bu kişiler siyasette olsa ne olur, olmasa ne olur. Aman bizden uzak olsun diyor ve haftaya görüşmek dileğiyle hoşca ve dostca kalın...

  Bu yazı 1198 defa okunmuştur.
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
YUKARI