BÜYÜK ŞEHİR BELEDİYESİNE ARZUHAL

Yeni taşındığım evin yakınlarında Erosla gezerken içimi acıtan bir yerden her gün geçmek zorunda kalıyorum. Eros aileden sayılır, evin en küçük bireyi, biz ne kadar ona köpek desek de o kendini insan sanıyor. Benden akıllı diyebilirim. Yeter ki duysun, görsün, hissetsin! Her şeyi anlıyor. Onunla her şeyimi paylaşıyorum, çok üzülmesin diye kendi üzüntümü ona fazla […]

Yayınlama: 17.06.2020
A+
A-

Yeni taşındığım evin yakınlarında Erosla gezerken içimi acıtan bir yerden her gün geçmek zorunda kalıyorum. Eros aileden sayılır, evin en küçük bireyi, biz ne kadar ona köpek desek de o kendini insan sanıyor. Benden akıllı diyebilirim. Yeter ki duysun, görsün, hissetsin! Her şeyi anlıyor.
Onunla her şeyimi paylaşıyorum, çok üzülmesin diye kendi üzüntümü ona fazla yansıtmıyorum.
Baraj yoluna kestirmeden çıkmak için, otoyol kenarından Duygu kafe karşısına çıkan bir yol var. O kadar kötü, bakımsız toprak bir yol. Yağmur yağınca çamur, rüzgâr esince toz duman, berbat mı berbat. Yüz metrelik bir yol, atıl bir yer. Duvar dipleri feleğin sillesini yemiş dünyaya küsmüş insanların mekânı olmuş. Bir briket, ya da taş üstüne oturmuş, ikişer üçer kişilik guruplar halinde zuladan içkilerini yudumluyorlar. Eşimle giderken başlarını başka tarafa çevirip, ya da yere eğip, yönlerini dön derip, kendilerini saklamaya çalışıyorlar. İçlerinden beni tanıyanlar çıkıp o zengin sofralarına davet ettikleri de oluyor. Çok seviniyorum ama teşekkür ederek yoluma devam ediyorum. Her taraf pislik içinde! Hiç dert etmiyorlar. İçleri tertemiz olduğuna eminim. Kaç zamandır gelir geçerim, ne yüksek bir ses, ne bir kavga gürültü, bir tartışmaya denk gelmedim.
Bu metruk yer güzelce bir temizlenip, ya asfalt, ya da parke taş döşenip, insanın içini açacak şekle getirilse. Duvar kısmına masalar sandalyeler yerleştirilip bir dinlenme alanına dönüştürülse.
Otoyol kenar tarafına, toprak dökülüp, güzel çiçekler ekilip, gül bahçesi gibi güzelleşse. Bu hayalden öte hemen hayata geçirilecek güzel bir hizmet anlayışıyla yapılması gereken bir iş. Oraya bir umumi tuvalet ve bir çeşme, gelen geçen insanların ihtiyacını gidereceğine, çok eminim.
Belediyeler her kesime eşit hizmet götüren kamu kurumudur. Nerede insan varsa, nerede bir yaşam onların sorunlarına çare bulmak kamunun görevidir. Adana Büyükşehir Belediyesi büyük bir enkazı devraldı. Bir sürü borç, şişirilmiş işçi kadrosu bir sürü sorunla. Zeydan Karalar, Seyhan da verdiği hizmet örneğini, Büyükşehire en güzel şekilde uygulayacak en doğru kişi. Adananın sıcakkanlı ve mert insanları Adana gibi bir başkanı kendilerine layık görüp boşuna seçmediler. Her zorluğun üstesinden geleceğine Adanalı canı gönülden inanıyor.
İktidar CHP’Lİ Belediyelerin üzerinde kara bulut gibi dolanıp, Demoklesin kılıcı gibi sallanıyor.
Müfettişler ve devletin her şeyiyle gözlemi altında, bir yanlış hareket bekliyorlar. Bir devlet nasıl kendi Belediyelerinin iflas etmesini ister akıl alacak iş değil ama ne yazık ki böyle.
Ben bu arzularımla, bu işin takipçisi olacağım. İnanıyorum Adananın göbeğinde, bu çirkinliği en kısa zamanda siler yerine güzellikleri koyarız. Bu iş Belediyeye hiçbir yük getirmeden, çerez misali halledilecek bir şey. Gariban ve hayata küsmüş insanların, güzellikler içerisinde güzel vakit geçirmeleri herkesi mutlu edecektir. Buna bütün kalbimle inanıyorum.

Bir Yorum Yazın
Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.