KOLTUKÇU BAŞKANLAR, SÖZ VERMEYİN YAPIN

Altı şubat günü karanlık bir gecenin vaktinde, Halkımızın üstüne çöken karanlık büyük deprem felaketi sonucunda, sayıları saymakla bitmeyecek kadar kişi canından oldu. Milletimizin acısını dindirmek elbette mümkün degildir. Ateş düştüğü yeri ve yık

Yayınlama: 19.03.2023
A+
A-

Değerli Okurlarım !

Altı şubat günü karanlık bir gecenin vaktinde, Halkımızın üstüne çöken karanlık büyük deprem felaketi sonucunda, sayıları saymakla bitmeyecek kadar kişi canından oldu. Milletimizin acısını dindirmek elbette mümkün degildir. Ateş düştüğü yeri ve yıkılan yuvaları yaktı. Başta ülkemizin ve milletimizin başı sağ olsun. Yaşanmış olan bu büyük felakette hayatlarını kaybedenlere rahmet, yaralı vatandaşlarımıza acil şifalar dilerim.

Felakette hayatlarını yitirenlerin anısına, inanç ve kültürümüzdeki kırk günlük yası tamamlamak ve insan’a olan muhabbetim adına İLKGÜN’deki köşe yazıma ara vererek, sizlerden kırk iki gün ayrı kaldım . Temmennim bir daha böylesi felaketlerin olmamasını umuyor, İnsanlığa ve Halkımıza sağlıklı huzurlu “afetsiz” ve zamanında gerekli duyarlılığı gösteremeyen,afette mağdur olan insanların imdadına yetişmeyen AFAD sız Yaşamlar dileyerek yazıma devam etmek istiyorum….

Evet şimdi gelelim koltuk sevdalısı karşılıksız iş yapmayan “BAŞKANLARA “

Söyleyecek çok söylemlerimiz vardır. Kimseden korkumuz olmadığı gibi, biz o korkuları ”Kerbelada” dar ağacında ve İşkencelerde bıraktık….

Biz bunlardan makam mevki istemiyoruz. Biz Halkımızın acılarına ve dertlerine kulak vermek için yola çıktığımızı her ortamda’da dile getirdik ve getirmeye devam edeceğiz. Halkımız ve Milletimizin bize açtıkları gönül penceresi, sevgisi ve samimiyeti yetiyor ve artıyor diyoruz. Tüm çabamız Milletin acılarını dindirmek için direniyoruz. O nedenle bol keseden birileri gibi hiç vaat verilmesin. Halka verilen sözler tutulmaz ise; bu Halk adamı ters düz eder ve inanın sonucunuz feryatı figan olur. Söylemedi demeyin…

Şu an halk size inanmış gibi yapabilir. Milletin aklıyla dalga geçmeyin. Herkesin kararını ve oyu’nu çantada keklik olarak görmeyin. Bu millet yanlışınızı gördüğü an, sizlere öyle bir dalga yapar’ki, Karadenizi nasıl geçtiginizi hatırlamazsınız bile ! Söylemedi demeyin.

Tüm bu nedenlerle şimdi yazacaklarım, bütün Partiler ve Başkanları yakından ilgilendirmektedir.

İktidarmı olmak istiyorsunuz; o zaman verdiğiniz sözlerin arkasında durun. Cumhurbaşkanlığı için iki dönem kuralı dediniz. Şimdi buna yeni oyunlar planlıyor ve üçüncü dönem tezgahını kurmaya çalışılıyor ve kurmanın yollarını arıyorsunuz…

Milletvekili seçilebilmek için üç dönem dediniz onuda tutmuyorsunuz. Muhalefet partileri sanki dahamı farklı onlarda MYK ,Milletvekilleri ve Belediye Başkanlarında Seçilme hakkında iki dönem kuralı koymuşlardı,bu sözde havada kaldı gibi görülüyor…. 

Liyakat ve dava adamı istiyorsunuz ama, kapalı kapılar arkasında dava adamı söylemini unutup, para adamı  gelmesini istiyorsunuz. Halkın içinden gelenleri, yıllarca partiye emek verenleri unutup arkasına sağlam sponsor ve baronları alanları meclise sokmaya çalışırsanız, bunun bedeli ağır olacaktır.

Hakikatı savunanları degilde, tarikatları savunanları vitrin yapıyorsunuz. Dava adamlarını uzaklaştırıp yuvarlak masa adamlarını taşıyorsunuz. Ne yapmak istediğinizi bu Millet artık yutmuyor. Halk adamı dava Adamı İstiyorsanız, kendi emellerinize alet yapmadan, Milletin sesine kulak vereceksiniz. Halkın vekillerini halkın içinden seçeceksiniz.         

Bu ülke babanızın malı mülkü degildir. Kendi kirli emelleriniz ve İstikrarsız politikalarınız için kulanarak, feda edemezsiniz. Aksi halde Bu Millet size öyle bir şamar atar’ki sesi taa ortadoğu’da yankı yaparak duyulur. İşte o zaman o sese dayanamayıp kaçacak delik ararsınız.

Bazı İller’de asla ve asla Milleti temsil kabiliyeti olmayan il başkanları İstifa ederek, Milletvekili olmaya çalışıyorlar. Bunlar bulundukları iller’de kendi delegesinin oyunu dahi alamamışken, hiç yüzünü göstermediği Halkın oyunu nasıl alacaklar ? 

Belediyelerin sırtına binerek geçinenlerin bir çoğunu çok iyi biliyoruz. Bedava yaşamak için Belediye araçlarından inmeyenler, o bölge halkınımı temsil edecekler? Tabiki hayır, bunlar kendi cebini temsil etmek için siyaset yapıyorlar.

Bunlar beş kuruş kazamçlarını beyan etmeden halkın sırtından geçınerek, pahallı semtlerde beş veya on milyon değerinde ev alabiliyorlar. Bunlar siyaseti Halk için hak için yapmıyorlar. Gelecek kaygısı taşımamak için yeşil dolarlar için yapıyorlar. Bunlar yıldız oteller, Fabrikalar toptancı depoları kurarken siyasetten götürdüklerini depolarda saklamak için yer yapıyorlar.

Evet bu söylediklerimi Parti Başkanları dahil liyakat ve hakikatı düşünmezler ise bende hiç düşünmem, onların bütün cevherlerini halk önünde yazarım ve ispatını istedikleri TV kanallarında yüzlerine karşı haykırmaya hazır olduğumu belirtirim. Kimse kendini dev aynasında görmesin. Halkına sırt dönenler, benim için yok hükmünde oldukları için ifşa edilmeyi hak ediyorlar demektir.

Bir Yorum Yazın
Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.