ÖMERİN ADALETİ

İslam peygamberi HZ.Mhammed öldükten sonra iktidarı alan Emevi ailesi tarafları, peygamberin ezeli düşmanlarıydı. Ebu Cehil Ömerin öz dayısı olup Ebu Süfyanın da babsı aynı zamanda Şam valisi Muaviyenin dedesiydi. HZ. Muhammet peygamber olmadan ve peygamberliğinden sonrada hep Emevi – Ümeyye oğullarının düşmanlığı altında onlarla savaşarak geçirdi. Uhud, Bedir ve Hendek savaşlarının hepside Mekkeli Emevi-Ümeyye oğullarıyla […]

Yayınlama: 01.11.2021
A+
A-

İslam peygamberi HZ.Mhammed öldükten sonra iktidarı alan Emevi ailesi tarafları, peygamberin ezeli düşmanlarıydı. Ebu Cehil Ömerin öz dayısı olup Ebu Süfyanın da babsı aynı zamanda Şam valisi Muaviyenin dedesiydi. HZ. Muhammet peygamber olmadan ve peygamberliğinden sonrada hep Emevi – Ümeyye oğullarının düşmanlığı altında onlarla savaşarak geçirdi.

Uhud, Bedir ve Hendek savaşlarının hepside Mekkeli Emevi-Ümeyye oğullarıyla yapılan savaşlardı. Ne zaman ki İslam geniş kitleler arasında yayılıp gelişmeye başlayınca Ömer, Osman, Muaviye ve sürek ağaları hepsi İslam a geçip ondan faydalanmanın yollarını aradılar ve de buldular.
İslam’ın peygamberden sonraki bütün iktidarları ve Halifeleri İslam ı içinden çıkılmaz bir hale sokarak bir rant, ganimet ve başka halkların üstüne çöken bir kara basana dönüştü. Dinde ve Kuranda olmayan yeni ayet, adet ve işleyişi başlattılar. Yalan, zor, kılıç İslam’ın en güzel ikna edici yolu oldu.
Ömer ikinci Halife olarak bastığı yerleri bile titreten elinden kılıcı hiç düşmeyen astığı astık, kestiği kestik bir diktatör ve terör estiren her yana korku veren adalet timsali oldu. Ömerin dediği dedik çaldığı düdük misali ne derse ayet ve Kuran emri sayıldı. Ömerle bir kölesi uzun bir yolculukta köle artık yürüyemez hale gelince biraz canlansın diye kendi Atına ( Deve) bindirdiği için Ömer özgürlük ve adaletin baş temsilcisi olarak gösteriliyor.

Ömerin baskı ve zulmünden canından bezmiş bir kölesi tarafından öldürüldüğünde Ömerin tam 1500 tane kölesi olan büyük bir köle sahibiydi. Ömer Kölelerin azad edilmesine acımasızca karşı çıkan ve kölelerin hiçbir zaman insan kabul edilemeyecek kadar aşağılanmasını İslam a yerleştiren kişilerdendi.
634-644 dönemlerinde Halife olan Ömer Mısırı işgal edince İskenderiye’de büyük bir kütüphaneyle karştılar. İskenderiye valisi bir kitapsever olarak dünyanın her yanından kitap toplayarak dünyanın en büyük kütüphanesini yaparlar. Ömer bize sadece bir kitap gerekli o da Kurandır diyerek bütün kütüphanedeki kitapları yaktırır. Bu kitaplar insanlığın ilk Geyik ve Ceylan derilerine yazdığı önemli kitaplardır. Hamam ve Fırınlarda haftalar süren bir yakma işiyle dünya kültür birikimi yanıp kül olur. Dünyanın bütün bilim adamları ve araştırmaları Ömeri kitap yakan bilim düşmanı sıfatıyla lanetlerler.
HZ. Muhammed in kızı ve Âlinin eşi Ehli Beytin temsilcisi HZ. Fatımayı döverek hem çocuğunun düşürülmesine sebep bir çocuk katili hemde Fatımanın ölümüne sebep bir Ehli Beyt düşmanı olarak tarihin karanlık sayfalarında yerini alır. İslam’ın en büyük düşmanları Muaviye, Ebu Süfyan ve Ebu Cehil bu günün İslam dünyasında Allahın sevgili kulları arasına sokulup Hz. Diye
kutsanırken. Gerçek İslam’ın kurucuları Hz Ali ve Ehli Beyti İslam düşmanı gibi gösterip geri plana atılarak, her Cuma Namazında hakaret ettirilerek adaletsizliklerini büyük adalet diye yutturmanın gayreti içine girmişlerdir.
Adalet zorun ve kılıcın ucuna takılan bir zorbalık değildir. Adalet bütün insanlığın ve canlıların yaşam kutsallığına gönülden inanıp cana can veren en insani, güler yüzlü engin gönüllülüğün ürünüdür. Hiçbir şekilde hile, hurda yapmadan Hakkın huzurunda haklının hakkına riayet etmektir adalet.

Kölecilik ruhuyla, insanları el avuç açtırıp dilenciliğe sadakaya muhtaç etmek adaletsizliğin en büyüğüdür. Tüyü bitmemiş yetimin hakkını yiyen, suçsuzu, haklıyı ve doğruları söyleyenlere suç üretip suçlayarak, suçluları aklayarak adaleti yerlerde sürükleyenler adaletli olamazlar.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.