KAYGAN POLİTİKA

Eskiden beri Türkiye siyasetinde bir Partiden başka partiye atlayan vekilleri çok gördük. Otel lobilerinde pazarlıklarla Milletvekili transferleri, hükümet kurup, hükümet düşürme noktasına kadar gelirdi. Sağ ideolojinin vatan millet Sakarya tarzındaki anlayışı, sağlam bir zemine bağlı değildir. Sağ ideoloji evrensel değerler ölçüsünde ve ilkeli olmayan kırılgan bir yapıda devam eder. Eskiden beri Ülkücü radikal Milliyetçi cenahtan […]

Yayınlama: 30.03.2021
A+
A-

Eskiden beri Türkiye siyasetinde bir Partiden başka partiye atlayan vekilleri çok gördük. Otel lobilerinde pazarlıklarla Milletvekili transferleri, hükümet kurup, hükümet düşürme noktasına kadar gelirdi.
Sağ ideolojinin vatan millet Sakarya tarzındaki anlayışı, sağlam bir zemine bağlı değildir. Sağ ideoloji evrensel değerler ölçüsünde ve ilkeli olmayan kırılgan bir yapıda devam eder. Eskiden beri Ülkücü radikal Milliyetçi cenahtan gelen politikacıların nerede nasıl ve ne kadar duracağı hiç belli olmaz. Siyasi iktidarlara en fazla, en hızlı ve en tazyikli çatıp muhalefet edenler. Ne olduğunu anlayamadan yüz seksen derece dönüp, atıp tuttuğu partinin bir yerinde bir güzel göreve gelivermiştir.

Marksın söylediği ’’ hiç bir şey kesin ve mutlak değildir’’ gibi. Hele de eski hızlı Ülkücü siyasilerin nerede nasıl davranıp, nerelere savrulacağı hiç kestirilemez. Geçmişteki MHP Ülkücü hareket içinde gençlik eylemlerinde en ön saflarda yer almış olanlar. Bir şekilde devletin istihbarat ve derin ilişkileri içersinde yer almışlardır. Bu vatan savunması adına her şey mubahtır anlayışıdır.
Devletimiz Makyevelin tezlerini aynen her dönem uygulamıştır. 1960 yıllarından sonra Ülkücüler Sol hareketlere karşı her zaman Polisin devletin yanında yer almıştır. Devletin geçmişte yasa dışı işlerini yapan militanlar, hiçbir zaman devletin sözünden çıkamazlar. Devlet zaman gelince bu kişileri yine görevlendirir. Bu işler gizli kapalıdır ama bazen bir şekilde bir yerlerden bu bilgiler sızar.
Eskiden bir söz vardı bu ülkede hükümet olanlar devlet olamazlar diye. Çok doğru bir tespitti, devlet olmak, devletin Ordusuna, İstihbaratına, Polisine ve devletin bütün kurumlarına hâkim olması demektir. Geçmişte Menderes, Demirel, Ecevit vs hükümet olmuşlardı ama devlet olamamışlardı. Bu gün ise ilk kez AKP iktidarı gerçekten devlet olup, devletin bütün kurumlarına hâkim olmuş durumda. Devlet Bahçeli bir zamanlar elinde iple AKP liderini asacağım diye en hızlı muhalefeti yapıyordu. Tuğrul Türkeş AKP ye etmediğini koymaz, vallahide, billahi de o Mit Tırları o silahları Türkmenlere götürmüyordu diyordu. Bunu yazan Can Dündar yurt dışına kaçarak kurtardı. CHP Milletvekili Enis Berberoğlu Vekillikten düşürülüp hapse atıldı. Yiğit Bulut AKP bu ülkeyi uçurumun başına getirdi, ülkeyi batıracak diye veryansın edip yerden yere vurdu. Bu gün Cumhurbaşkanının baş danışmanı oldu.
Şimdi millet ittifakını dağıtmak için gizli ve çok derin bir elin iş başında olduğu yazılıp çiziliyor. Ümit Özdağ İyi Partide hükümete en sert muhalefet ederken birden hükümet yanlısı bir çizgiye girdi. Yine İyi Partili eski Sendikacı İsmail Goncuk İyi Partiden istifa edip, İyi Partiyi zora sokma derdinde. Şimdi bazı Gazeteci ve yazarlar bu olan olayların, olağan bir durum olmadığını. Bu işlerin esas sebebinin çok derinlerden tezgâhlandığını yazıyorlar.

Sağ cenahtan kim Hükümete karşı en etkili muhalefet ediyorsa. Herkesin aklına vallahide, billahi de bu hükümete transfer olmak için pazarlık gücünü artırıyor yorumu yapılıyor.
Hele bizim Solun en hızlı en radikal Perinçeğine ne oldu da, Laik ve Cumhuriyet düşmanı dediği AKP ye en küçük ortak oldu. Solcu desek Solcu değil, Sağcı desek Sağcı değil, dinci, Tarikatçı, Müslüman bile değilken. Bu kadar dönüş, bu kadar takla, hatta ters takla atmanın bir açıklamasını yapabilecek bir akıl ve babayiğit var mı? Ben akıl sır erdiremedim ama halen yanında duranlara ise hiçbir şey diyemiyorum.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.