Âmin, Amen, Amon, şükürler olsun sana Firavunum

Gelenekler tarihin geri vitesidir der bir düşünür, ona takılırsan geri, geri gidersin der. Geleneklerin nasıl çıktığı, kimin çıkarına işlediği hiç sorgulanmadan devam edilirse, bir zaman sonra dayanılmaz sonuçlarıyla çekilmez bir hal alır. Gelenek çağa güncellenmediği zaman o çağın başına bela olur. Yusuf Peygamber kardeşleri tarafından köle tacirlerine satılır ve Mısıra gönderilir. Yusuf çok akıllı eli […]

Yayınlama: 01.03.2021
A+
A-

Gelenekler tarihin geri vitesidir der bir düşünür, ona takılırsan geri, geri gidersin der.

Geleneklerin nasıl çıktığı, kimin çıkarına işlediği hiç sorgulanmadan devam edilirse, bir zaman sonra dayanılmaz sonuçlarıyla çekilmez bir hal alır. Gelenek çağa güncellenmediği zaman o çağın başına bela olur.
Yusuf Peygamber kardeşleri tarafından köle tacirlerine satılır ve Mısıra gönderilir. Yusuf çok
akıllı eli yüzü düzgün güneş gibi parlayan bakanı yakan bir güzelliktedir. Yusuf Mısırın en büyük rüya yorumcusunun yanında rüya tabirsisi olarak büyür. Mısır her zamanın en gizemli, bilimle hayalciliğin harmanlaştırıldığı harikalar ülkesidir. Mısır Firavunları Mısırlıların aynı zamanında Tanrılarıdır.

Mısırda Firavunlara karşı halkın hiçbir ayaklanması olmamıştır, Tanrılarına inançları sonsuzdur. Mısır sanatı ve eserleri öyle muhteşem yaratıcılık la yapılmıştır ki, bu gün bile hayretler uyandırır. Mısırlılar yaptıkları her şeyi insan için değil, Tanrılar beğensin diye yaparlar.
Yusuf Mısıra gidince Filistindeki İsrail’deki Kenan oğullarını babası Yakup Peygamberi ailesiyle Mısıra getirir. Mısır Firavununun bir rüyasını bütün yorumcuların yorumlayamayıp yorumlayınca Firavunun baş danışmanı ve yardımcısı olur. Mısırda Yusuf ne derse o olur, her şeye gücü yeten biridir artık. Bütün hayalleri Kenan ülkesine geri dönmek olan Kenan oğullarının, 400 yıl Mısırda kalırlar.
Yusuf ve Kenan oğulları Firavunun hizmetçisi kölesi, işini gücünü yapan işçileridir. Firavun
Amonesiof kısaca Amon, Yahudilere size ben bakıyorum karnınızı ben doyuruyorum. Bundan sonra her yemekten sonra bana dua edip şükredeceksiniz der. Ondan sonra her yemekten sonra Amon sana şükrederiz diye sadece Amon derler.

Musa Yahudileri Kızıl Denizi yararak geri ülkesi Kenan ülkesine getirir. Artık gelenek oturmuştur, Yahudiler her duadan ve yemekten sonra Amon derler. Hıristiyanlar Amen der, dil gereği Arap Müslümanlar Âmin der. Şimdi bütün dinler, dünyanın büyük çoğunluğu bu üç dine tamamen ters düşünen Firavuna yalvarıp. Müslümanlar hiç sevmedikleri Firavuna şükredip her gün ona Âmin çekerler. İslam’ın ve başka dinlerin bu gün kendi dinlerinin gereği gibi uygulanan birçok hal ve hareketin, gerçeğini araştırınca bu dinin gereği olmadığı görünür. Bu günkü bütün Mezhep ve Tarikatların hepsinin inanç biçimleri gerçek İslam a hiç uymaz. Dinde araştırma, soruşturma, irdeleme olmaz, sadece ne deniliyorsa ona harfiyen uyulur. Tabi ki denilen şeyin kimin ne için söylediği bilinmez, o söylenenin dinin emridir diye inanan mümin, din ve Allah adına ona uyar.
Dinin hâkim olduğu yerde bilim, akıl, mantık yoktur, sadece ona inanmak tapınmak vardır. Âmin, Amen, Amon, şükürler olsun sana Firavunum, Amon.

Bir Yorum Yazın
Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.