Bir an önce Üretime yönelmeliyiz!

Uluslararası sermayenin sömürü amacıyla ülkemizde uygulamaya koyduğu özelleştirme ve taşeronlaştırma dayatmaları sonucunda ulusal sanayimizin ve ekonomik bağımsızlığımızın güvencesi olan Cumhuriyetin birikimleri özelleştirmeler adı altında yağmalanarak birilerine peşkeş çekilmeler sonucu, işçi emekçi ve halk perişan duruma düşürülmüştür. Ülke üreten bir Türkiye’den ziyade tüketen bir toplum yapısı haline dönüştürülmüştür. Ülke halkı bir çıkmazla cebelleşmektedir. Olanların sorumlusu elbette halk […]

Yayınlama: 12.04.2021
A+
A-

Uluslararası sermayenin sömürü amacıyla ülkemizde uygulamaya koyduğu özelleştirme ve taşeronlaştırma dayatmaları sonucunda ulusal sanayimizin ve ekonomik bağımsızlığımızın güvencesi olan Cumhuriyetin birikimleri özelleştirmeler adı altında yağmalanarak birilerine peşkeş çekilmeler sonucu, işçi emekçi ve halk perişan duruma düşürülmüştür.

Ülke üreten bir Türkiye’den ziyade tüketen bir toplum yapısı haline dönüştürülmüştür. Ülke halkı bir çıkmazla cebelleşmektedir. Olanların sorumlusu elbette halk değildir. Ülkeyi bu duruma düşüren yanlış uygulama ve politikaların ta kendisidir.

Ülkenin ağır bir ekonomik krize sürüklenmiş olması, sorunlarıda beraberinde getirmiştir. Bu ortamda emekçiler iş bulamamakta, ekonomik sıkıntılar yaşamakta, evine ekmek götürememektedir. Üreten perişan, tüketen mağdur. Bir çıkış yolu aranmak zorundadır. Gidişat iyi değildir. Bir tarım ve hayvancılık ülkesi olan bir yerde, her şey ithal ediliyorsa sorun var demektir. Üretime yönelmek için teşvik ve üreticiye destek olmak zorundayız.

Ülkede hiç kimse halinden memnun değil.  Halkı bir ekmeğe muhtaç edenler, tanzim satış veya ekmek büfeleri önlerinde kuyruklara dikenler, nihayetinde marketlerde taneyle dahi domates satılmasına neden olmaya imza attılar. Tarım ülkesiyiz ama çiftçi de tüketici de perişan. Bu kara tablonun sorumlusu elbette ben değilim iktidardır.

Girdaplardan kurtulmanın yolu birlik ve beraberlikten geçer.Halk ne çekiyorsa, kibir ötekileştirme ve vurdum duymamazlık anlayışından çekiyor. Halkın ızdırap ve çilesini görmemezlikten gelemezsiniz. Bir yerde bir sorun isyan, haykırış varsa, buna kulak tıkamak,yaraya merhem olmamak çaresizliğin veya becerisizliğin göstergesi olsa gerek. Şayet böyle bir durumsa, halkın ve ülkenin kaderiyle, bir hırs ve öfke adına, ısrarcı bir şekilde koltuğa yapışmak, hoş değildir.

Bir Yorum Yazın
Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.