Kibirlik Hastalığı kötü bir şeydir

Kibirlik cahil toplumlarda üreyen, kendini herkesten üstün, akıllı, becerikli ve ulaşılmaz görme hastalığıdır. Hayal dünyasında yaşayan, hikâyelerden, hurafelerden, akıl ötesi ve insanüstü varlıklara bel bağlayan toplumun ürettiği bir hastalıktır. Kendini küçük gören, zavallı, mecalsiz ve hiçbir işe yaramadığını düşünen insanların içinde büyür. Kibir, öyle kasar ki kendini, öteki insanlara yukardan bakar, karınca kadar yoktur ötekiler. […]

Yayınlama: 02.04.2020
A+
A-

Kibirlik cahil toplumlarda üreyen, kendini herkesten üstün, akıllı, becerikli ve ulaşılmaz görme hastalığıdır. Hayal dünyasında yaşayan, hikâyelerden, hurafelerden, akıl ötesi ve insanüstü varlıklara bel bağlayan toplumun ürettiği bir hastalıktır. Kendini küçük gören, zavallı, mecalsiz ve hiçbir işe yaramadığını düşünen insanların içinde büyür.

Kibir, öyle kasar ki kendini, öteki insanlara yukardan bakar, karınca kadar yoktur ötekiler. Çevresi onu ilahlaştırır, Tanrı katında görür, kibir daha da büyüyerek, kendinden başkasını, gereksiz börtü böcek görür. Her şeyin en iyisini ve doğrusunu o bilir, en akıllı, en bilgili, mükemmel ve kusursuzdur.Kendini kurtaracak bir kahraman arayanlar, üzerinde büyüdükçe büyür.

Eski Mısırda Krala karşı hiçbir başkaldırı olmamıştır. Firavunlar aynı zamanda Mısırlıların Tanrılarıdır. Kul ve köle kültürü böyle doğar, kulluk varsa, Tanrıda vardır, Tanrı sadece bir tanedir, ötekilerin hepsi kuldur, köledir. Kul bütün yaşamını, Tanrısına adamıştır, tanrısı için yapamayacağı hiçbir şey yoktur.

Tanrıları için başka insanları kurban eder, öldürür, asar keser, Tanrı için kulun yapamayacağı hiçbir zorluk ve kötülük yoktur. Karşılığında öldükten sonra, koca bir boş Cennet vaadi ve hayali vardır ki, tadından yenmez. Her kula yetmiş huri, ölümsüzlük, dünyada hiç görmediği nimetler, vaatler uydur, uydur söyle, tabi yiyene. Kibir kendini yüceltmek için her şeyi kendine mubah görür, yalan, iftira en iyi kullandığı silahtır. Onu hiç kimse eleştiremez, o her şeyin üstündedir.

Serttir, milli duyguları iyi kullanır, ne zaman dara düşse, sağına, soluna çatar savaşır, nasıl olsa kendisine bir şey olmayacaktır, onun için ölmeye hazır kullar her zaman vardır. Kral çıplak diyebilen insanların yarattığı Bâtıni topluluklarda bunun tam tersi bir yaşam vardır.
Kendilerini hiçlik meydanında bir zerre gören, benlik, kibir nedir bilmeyen, engin gönüllü insanların dünyasıdır. Onların ne bir çobanı nede insandan bir ilahları hiç yoktur olamazda. Hiçlik meydanında Cem olurlar, Erkek, Kadın çocuk diye hiç kimse bir birinden hiçbir şekilde ayıramaz. O meydanda Cem olanlar, kişidir, candır, yetmiş üç milleti bir görür, insanın ayrısı gayrı olmaz.

O meydanda, büyük,küçük,zengin fakir, şu bu yoktur, herkes eşitler içinde eşittir. Her karar hiçlik meydanında, hep beraber alınır. O meydanda, yalan gerçek dışı hiçbir şeye izin yoktur, hakikatin kendisini arar bulurlar.
Rızalık esastır, zor, zorbalık yapılamaz. Haram, günah, ayıp, yasak gibi olgular, toplum içinde hiç yapılmaması desturuyla son nokta konulmuştur. Hatanın affı yoktur, bilerek yanlışa giden toplumdan uzaklaştırılır. Bütün cezalar toplumun tümünün kararıdır, hepside uymakla yükümlüdür.

Diyalektik bir bütünsellik içinde, bireyler bir birlerine, oto kontrol sistemiyle, yok kardeşliğinde bağlanmıştır. Her yıl kişi hiçlik meydanında, bir yıllık görgü, sorgu hesabını verir. O sorgudan geçemeyen, kazan dışı sayılır. Çok zor bir toplum kuralıdır ki, ateşten gömlek, demirden leblebidir, buna razı olanlar girer.
Engin ol gönül engin ol diye Türküleri boşuna söylemezler. Engin gönüllerin, büyük emellerin, zor yolların eseridir o Türküler. Kemale ermiş, kâmil insanların yoludur bu yol, bilgili başlar ağır olur ve eğilir.Enginlik aşağılık anlamını taşımaz, büyüklüğün tarifidir, her gönül engin olamaz.

Engin gönüller,kirinden, pasından arınmış, kibir ve benliğinden sıyrılmış, tertemiz gönüllerdir.Engin gönüllülük, Ölmeden önce ölüp, benliğini, nefsini ve içindeki Şeytanı öldürmüş kişiliktir. Bu gönül artık kendine,En-el- Hakkım diye bilir, Hakkın kendinde olduğunu itiraf edebilir.

Hak katında bir yer edinmiştir,dünya malından ve bütün kötülüklerden arınmıştır. İyilik hırkasını giymiş, Hak yolunda, hiçlik meydanında, Mansur darında, kendini dara çekmiştir. Engin gönüllülere ölüm yoktur, ölürse ten ölür canlar ölesi değildir.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.